Uygulama Güvenliği ve Veri Sızıntısını Önlemenin 5 Yolu

Uygulama Güvenliği Nedir?

Uygulama güvenliği, özellikle web sitelerinin, web uygulamalarının ve web hizmetlerinin güvenliğini ifade eder. Siber saldırıları tespit ederek, önleyerek ve bunlara yanıt vererek şirketinizin web sitesini nasıl koruyabileceğinizle ilgilidir.

Şirket web siteniz gibi web uygulamaları da, müşterileriniz için kritik temas noktalarıdır – markanız, ürününüz veya hizmetinizle etkileşime girdikleri yerdir. Ancak siber saldırılar söz konusu olduğunda, web uygulamalarınız aynı zamanda en zayıf halkanız haline gelebilir. Bugün web uygulaması zayıflıkları ve yazılım açıkları, siber suçluların dış saldırılar için en çok tercih ettiği yol olmaya devam ediyor.

Üçüncü parti veri ihlalleri

Üçüncü bir şahıstan kaynaklanan veri ihlallerinin, şirketlere maliyetleri tahmin edilenden çok daha yüksek olabilir. Bu durum şirketlerin iş yaptıkları üçüncü parti şirketlerin güvenliğini yakından inceleme, güvenlik standartlarını uyumlu hale getirme ve üçüncü taraf erişimini etkin bir şekilde izleme ihtiyacının gerekliliğini ortaya koyuyor.

Bu neden önemli? Web Siteniz gibi web uygulamaları da, kullanıcı deneyimini iyileştiren, işlemleri kolaylaştıran veya başka bir şekilde işlevsellik ekleyen düzinelerce, hatta yüzlerce üçüncü taraf satıcıya ait düzenleme içerebilir. Defalarca, global markaların web sitesinin veri sızıntısına maruz kaldığını gördük çünkü siber korsanlar üçüncü taraf bir güvenlik açığı gördüğünde mutlaka bundan yararlanıyor.

Örneğin Facebook 600 milyondan fazla kullanıcının şifrelerini şifrelemeyi unuttu. 2012’den bu yana, bu şifreler yaklaşık 20.000 çalışanı tarafından erişilebilen düz metin olarak saklanıyordu. İşin en kötü yanı, şirketin son yedi yıldır bu konuda fikrinin olmamasıydı. Bu veri ihlali sadece yüz milyonlarca kullanıcının gizliliğini tehlikeye atmakla kalmadı, aynı zamanda yetersiz uygulama güvenliği testi metodolojisini de ortaya çıkardı.

2021’in popüler uygulamalarından Clubhouse’un 1,3 milyon kullanıcısının kişisel verileri popüler bir hacker forumunda çevrimiçi olarak sızdırıldı. Clubhouse kullanıcılarının sızdırılan verileri arasında isimler, sosyal medya profil adları ve diğer detaylar yer alıyor.

Daha sonra da 500 milyon LinkedIn kullanıcısının kişisel verilerinin – platformun kullanıcı tabanının yaklaşık üçte ikisi – çalındığı ve çevrimiçi satış için listelendiğini bildirdi. Bir siber korsan, verileri dört basamaklı bir miktar için ve potansiyel olarak bitcoin biçiminde satmaya çalıştı.

Peki küçük büyük tüm şirketlerin korkulu rüyası veri sızıntısı nasıl önlenebilir?

1. Kritik verileri tanımlayın

İlk olarak, işletmelerin kendi kritik verilerini nasıl tanımlayacaklarını anlamaları gerekir. Bu, hangi verilerin en fazla korumaya ihtiyaç duyduğunu kategorize edebilmek ve hassas bilgileri korumak için veri kaybı önleme yazılımından nasıl yararlanılacağı anlamına gelir.

Şirketler öncelikle hassas belgeleri ve bunların işlenmesini hedefleyen bir veri koruma stratejisi gerçekleştirmelidir.

2. Erişimi ve etkinliği izleyin

Veri sızıntısını önlemenin bir sonraki adımı, tüm ağlardaki trafiği yakından izlemektir. İş altyapınızın tamamında nelerin kullanıldığını otomatik olarak keşfetme, haritalama ve izleme yeteneği, ağınızın gerçek zamanlı bir resmini sağlar.

Ortalama bir siber korsan, bir sistemi gerçekten ihlal etmeden önce altı ay boyunca bir ağ içinde keşif yaptığından, işletmelerin bir ihlal meydana gelmeden önce anormal davranışları tespit etmesi gerekir. İzleme araçları, bir çalışan bilgileri indirdiğinde, kopyaladığında veya sildiğinde yöneticilere kırmızı bayrakları bildirerek erişimi ve etkinliği denetler.

3. Şifrelemeden yararlanın

Şirketiniz henüz bunu yapmadıysa, özel, gizli veya hassas bilgileri şifrelemeyi düşünmelisiniz. Şifreleme aşılmaz olmasa da, verileri güvende tutmanın en iyi yollarından biri olmaya devam ediyor. Dikkatlice uygulanan bir şifreleme ve anahtar yönetimi süreci, çalınan verileri okunamaz ve işe yaramaz hale getirir.

Durağan ve geçiş halindeki veriler dahil olmak üzere ağınızın farklı noktalarında şifrelemeyi etkinleştirmek, en gelişmiş saldırılara karşı bile önemli koruma sağlayabilir. Şirketler proaktif olarak izlenen ve yönetilen şifreli ağlar aracılığıyla katmanlı bir savunma sistemini etkinleştirmelidir.

4. Ağınızı kilitleyin

Ağınızı kilitleyebilmek, önleme çabalarının birincil odak noktası olmalıdır. Mobil teknolojinin yükselişiyle, veri sızıntısında da bir artış yaşıyor. Pek çok çalışan hassas verileri korumak için atılması gereken adımların farkında olsa da, bazıları uygulamalarının güvenli olmadığını kabul ediyor. Bu durum, sık sık iyi uygulamaların test edilmesiyle hafifletilebilir.

5. Uç nokta güvenliği

Veriler aynı zamanda ağları BT altyapısı içindeki çıkış noktalarından da terk ettiğinden, işletmeler bu çıkış noktalarını izleyen ve harekete geçen çözümleri seçerek veri kaybı riskini daha etkin bir şekilde yönetebilir. Bu sayede BT personeli hangi gizli bilgilerin ne zaman ve hangi belirli kanal veya cihaz aracılığıyla bırakıldığını belirleyebilir.

Veri Güvenliği ve Omreon

Veri gizliliğine, marka itibarına ve siber güvenlik sızıntılarına karşı hazır olma stratejiniz varsa doğru adrestesiniz. Omreon’un veri güvenliği konusundaki deneyimi ve uzmanlığı şirketlerin uygulama güvenliği risklerini en aza indirmesini sağlıyor. Şirketinizi siber saldırılara ve veri ihlallerine karşı korumak için uzman ekibimizle bugün iletişime geçin.

Bu yazı ilginizi çektiyse Gizlilik, Veri Güvenliği ve İzin: 2021’de Başarı İçin Şirketlere 3 Önemli Tavsiye yazımıza da göz atabilirsiniz.

Siber güvenlik tehditleri: 2021’de en çok karşılaşılan 4 tehdit

Pandemi zamanında daha da dijitalleşen dünyamızda hayatımızı kolaylaştıran teknolojik yenilikleri giderek daha fazla takip etmeye ve önemsemeye başladık. Artık teknoloji, kişisel ve profesyonel yaşamlarımızın tam kalbinde.

Hayatımızın merkezinde olan da, daha fazla insanın uzaktan çalışmasına izin veren ve siber güvenlik tehditleri de hiç bitmeyen artışa katkıda bulunan da aslında aynı teknoloji. Bildiğimiz belirli dijital saldırı türleri, sadece 2020’de % 15 arttı. Günümüzde işletmeler ve kuruluşlar dijital alana genişlemeye devam ettikçe, kendilerini siber saldırılara karşı giderek daha savunmasız bırakıyorlar.

Bu yazıda, 2021’de dikkat edilmesi gereken en popüler 4 siber güvenlik tehdidine göz atacağız.

1. Siber Suçlar

Pandeminin başlangıcından bu yana, siber korsanlar, durumu bir fırsat olarak gördüler ve kapanmaların sunduğu güvenlik açıklarından yararlandılar. Kurumsal sistemlere erişim elde etmek için uzaktan çalışanları hedefleme, kimlik avı ve kötü amaçlı yazılım kampanyalarını artırma fırsatını yakaladılar.

Bu arada siber korsanlar, sahte hayır kurumlarının kurulması ve bu çalkantılı zamanlarda özellikle risk altında olan kurbanlara hileli krediler dağıtılması dahil olmak üzere, her zamankinden daha karmaşık teknikler geliştirdiler. Siber suçların 2021’de global ekonomiye 6 trilyon dolara mal olması bekleniyor.

2. Dolandırıcılık

İnanılmaz bir yükseliş eğiliminde olan online işlemler yüzünden, siber korsanlar tüm bu harcamaları taşıyan “güvenli” sitelere lazer gibi odaklanıyorlar. Favori yöntemler arasında kötü amaçlı yazılımlar yerleştirmek ve tıkladığınız için muhtemelen sizi üzecek kötü niyetli bağlantılar sunan reklamlar oluşturmak yer alıyor.

Ve yakında dijital çalışma alanına giren yeni nesil çalışanlarla, şirketler daha savunmasız olacak çünkü ne yazık ki, çalışanlar siber güvenlik protokollerine karşı daha dikkatsiz davranabiliyor. Saldırganlarsa, çalışanları düzenli olarak değerli şirket bilgilerini paylaşmaya ikna eden gelişmiş manipülasyon teknikleri kullanıyor ve daha zayıf giriş noktaları arıyorlar.

3. İçeriden Gelen Tehditler

Hoşnutsuz eski çalışanlar, dijital güvenlik protokollerinden habersiz çalışanlar, tek seferlik ticaret ortakları: bunlar içeriden gelen saldırılar için potansiyel risk faktörlerinin yalnızca bir bölümünü temsil ediyor. İçerideki kötü niyetli saldırılar, maaş bordrosu kayıtları, uluslararası işlemler, mali kayıtlar ve kimlik kartları dahil olmak üzere bir kurumun bilgi varlıklarına yönelik kritik bir tehdit oluşturuyor. Bir çalışana veya iş ortağına bir kuruluşun güvenli sistemlerine ve veri tabanlarına zaten erişim izni verildiğinde, herhangi bir dahili müdahaleyi tespit etmek zordur ve bu siber korsanların, karaborsadaki teklif sahiplerine satmak için bilgileri çalmalarına olanak sağlar.

Kasıtsız müdahale bile, 2021’de hem büyük hem de küçük ölçekli işletmeler için artan bir endişe kaynağı haline geldi. Özellikle finans sektörü oldukça savunmasız. En güvenli şekilde tutulan özel verilere bile erişimi olan çalışanlar yanlışlıkla bir dolandırıcılık veya manipülasyonun kurbanı olurlarsa, değerli veri depoları siber korsanların eline geçebilir ve temizlenmesi yıllar sürebilen hasara neden olabilir.

4. Planlanmış Saldırılar

Önümüzdeki yıl, siber korsanların belirli sektörleri hedeflemeye devam ettiklerini göreceğiz. Özellikle sağlık sistemleri birincil hedef olmaya devam edecek. Koronavirüsle ilgili problemlerle boğuşan sağlık kuruluşlarının siber güvenlik protokollerini ayarlamak için zamanları olmayacak ve kötü niyetli siber korsanlar için çekici hedefler olarak listede üst sıralarda kalacaklar.

Bu korsanlar, koronavirüs aşıları geliştirme süreciyle ilgili bilgileri çalmaya çalışacağından, araştırma tesisleri ve ilaç şirketleri de yüksek risklerle karşı karşıya kalacak.

2021’de tehdit altındaki diğer sektörler arasında sağlık sigortası, finans sektörü ve otomobil üreticileri yer alıyor. Özellikle elektrikli araçlardaki yenilikler, otomobil üreticilerini potansiyel kâr ve prestij açısından daha çekici kılacak.

Geleceğinizi güvenli bir şekilde planlayın

Covid-19 bize bir şey öğrettiyse, o da tüm olasılıklara hazırlıklı olmamız gerekliliği. Gelecekte olası riskleri anlamak, şirketinizi ve dijital sistemlerinizi korumak için gerekli önlemleri almak için Omreon’la iletişime geçebilirsiniz. Olası siber saldırılardan korunma stratejilerinden, en etkin yöntemlere kadar detaylı bilgi almak isterseniz uzman ekibimiz bir tık uzağınızda.

Bu yazı ilginizi çektiyse Covid-19’un Siber Güvenlik Üzerindeki Etkileri’ne de göz atabilirsiniz.

Dijital Pazarlamanızı Siber Saldırılardan Korumak İçin En Etkili 4 Yöntem

Günümüzde siber saldırıların şirketlere maliyeti çok yüksek olabilir. Siber güvenlik uzmanları, siber suçların yol açabileceği hasarları artık trilyon dolarlarla ifade ediyor. Ve bu siber tehditler, küçük işletmelerle büyük şirketler arasında ayrım yapmıyor. Bugün her ölçekte şirket bir siber saldırının kurbanı olabilir.

Araştırmalar, saldırıya uğrayan bazı küçük işletmelerin bundan kurtulamadığını gösteriyor. Siber suçlar yıkıcı olmaya devam ediyor. Kötü haberse bu saldırılar gelecekte artmaya devam edecek.

Siber güvenliğin sizin sorumluluğunuzda olmadığını ve bununla ilgilenmesi gereken ekibin BT ekibiniz olması gerektiğini düşünebilirsiniz. Ancak dijital pazarlamacıysanız, markanızın veya şirketinizin gizliliğini ve verilerini koruma konusunda BT ekibinizden daha az sorumlu değilsiniz.

Pazarlama tekniklerini kullanarak geniş bir kitleye ulaşmaya çalışıyor olmanız, sizi hackerlar için harika bir hedef haline getiriyor. Sosyal medya sayfanızda görünüşte zararsız bir bağlantı paylaştığınızı ve insanların onu tıkladığını hayal edin. Ancak bu bağlantı kötü amaçlı yazılım barındırıyorsa, bu bağlantıya tıklayan tüm kullanıcılara virüs bulaşacaktır. Ve saldırı, güvenilir bir çevrimiçi kaynak kullanılarak yapıldığında sonuçları çok daha yıkıcı olacaktır.

Dijital Pazarlamada Siber Güvenliğin Önemi

İyi bir dijital pazarlama stratejisi geliştirmek, şirketinizin büyümesi için çok önemlidir. Stratejinizi hayata geçirirken web sitenizden gönderdiğiniz e-postalara ve sosyal medya paylaşımlarınıza kadar tüm pazarlama kampanyasının güvenliğini de göz önünde bulundurmalısınız. Bunun ihmal edilmesi hem siz hem de müşterileriniz için gizlilik risklerine neden olabilir.

Dijital pazarlamayla ilgili öne çıkan siber saldırı biçimlerini kısaca özetlemek istersek:

  • İndirilen dosyalardan veya tıklanan bağlantılardan kötü amaçlı yazılım bulaşması
  • Tarayıcının ele geçirilmesi ve yeniden yönlendirilmesi
  • Verilerin ve diğer hassas bilgilerin çalınması
  • Kimlik hırsızlığı
  • Sahte haberlerin yayılması
  • Web sitesi saldırıları
  • Kötü amaçlı WordPress yazılımlarını sayabiliriz.

Bu tehditlerin yanı sıra, çoğu dijital pazarlamacının aşina olmadığı birçok başka siber saldırı türü de var.

Bir siber güvenlik stratejisine sahip olmak markanıza fayda sağlar. Kötü amaçlı yazılımlara karşı sağlam bir savunmaya sahip olmak en temel avantajlardan sadece biridir. İyi bir siber güvenlik stratejisi web sitenizi ve müşterilerinizin size emanet ettiği tüm verileri korur. Ayrıca, siteler arası komut dosyası oluşturmaya, hizmet reddi saldırılarına ve şifre kırmaya karşı da koruma sağlar.

Bu açıdan yaklaşırsanız, siber güvenliğin sadece BT departmanının sorumluluğu olmadığını düşünmeye başlayacaksınız. Şirketinizin hassas verilerinde bir ihlal meydana geldiyse veya sunucularınız saldırıya uğradıysa, bilgisizlik iddiasında bulunmak işleri çözmeyecektir. Siber güvenlik herkesin sorumluluğundadır.

İyi haber şu ki, şirketinizi siber suçlara karşı korumak imkansız değil. Siber güvenliğin sorun olabileceği dijital pazarlamanın en yaygın yönlerinden bazılarına ve işletmenizi bunlara karşı nasıl koruyabileceğinize bakalım.

Dijital Pazarlamanızı Siber Saldırılardan Korumak için 4 Yöntem

Dijital pazarlama yalnızca şirketinizin verileriyle değil, aynı zamanda müşterilerinizin bilgileriyle de ilgilendiğinden, pazarlamacıların kampanyaları uygulama konusunda çok dikkatli olmaları gerekir.

1. E-posta

E-posta pazarlaması bir şirketi tanıtmanın en etkili yollarından biridir. Dijital pazarlamadaki en yüksek yatırım getirilerinden birine sahiptir ve web sitesi trafiğini ve dönüşüm oranını artırmaya yardımcı olur.

Ne yazık ki, e-postaların kötü amaçlı yazılımların en sevilen dağıtım yöntemi olduğu da bilinmektedir. Saldırıların% 90’ından fazlası e-postalardan geliyor. Siber korsanlar, kimlik avı taktiklerini kullanarak bir sonraki hedeflerini bulmak için çoğunlukla e-postalardan yararlanıyor. Gerçek görünen, ancak gerçekte sahte web sitelerine bağlantılar veya kötü amaçlı ekler içeren e-postalar gönderiyorlar.

Siber korsanlar, sizden bilgi almak amacıyla bankalar, Paypal, Amazon, Netflix, devlet kurumları veya kuruluşlar gibi yasal kurumlardan gelen e-postaları sıklıkla taklit eder. Ve ardından gelen saldırı türü, verdiğiniz bilgilere bağlıdır.

Dijital pazarlama ekibiniz, bu tür saldırılara karşı savunmasızdır çünkü genellikle müşterilerle (veya müşteri kılığındaki hackerlarla) etkileşime girenler onlardır.

E-postalarınızı korumak için ekibin her üyesini bir kimlik avı e-postasını nasıl tespit edeceği konusunda eğitin. Güçlü bir parolaya sahip olmak ve e-posta servis sağlayıcınızın spam filtresini kullanmak da bu tehditleri uzak tutmanıza yardımcı olur.

2. WordPress

Bu listede WordPress’i görmek tuhaf görünebilir. Ancak siber güvenlik haberlerini takip ederseniz, WordPress’in en yoğun şekilde hedeflenen CMS platformlarından biri olduğunu göreceksiniz. Siber korsanlar saldırıyı başlatmak için genellikle platformun güvenlik açıklarını hedef alıyor. Diğer siber suçlular, WordPress ile birlikte kullanılan popüler eklentilerin güvenlik açıklarından yararlanıyor.

Siber korsanlar, eski yazılımların yanı sıra, sitenize sızmak veya aşağıdakiler dahil başka şekillerde kesintiye uğratmak için başka ağ geçitlerini de kullanabilir:

DDoS Saldırısı – Bu saldırı, website sunucunuzu ve websitenizi kırmak için çılgın miktarda trafik yaratır.

Siteler Arası Komut Dosyası – Bu durum, bir siber korsanı sunucunuza giren verileri çalmak için web sitenize kötü amaçlı bir kod eklediğinde gerçekleşir.

SQL saldırıları – Siber korsan websitenizin veritabanına erişim sağlamaya çalışır.

Parola Saldırısı – Kişisel bilgileriniz, geri dönüştürülmüş parolalarınız veya basit karakterler gibi zayıf parolaların kullanılması, siber korsanların verilerinize erişmesini kolaylaştırır.

WordPress hesabınızı çevrimiçi tehditlere karşı korumanın en iyi yolu, hesabınızı her zaman güncel tutmaktır. Otomatik güncellemeleri etkinleştirdiğinizde, bilinen güvenlik açıklarını giderecek güvenlik önlemlerini alırsınız. Hala güncellenmişlerse, kullandığınız eklentileri ve uzantıları kontrol etmeyi unutmayın.

Güçlü parolalar kullanın ve mümkünse iki faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirin. Kötü amaçlı içeriği engellemek ve web sitenizi korumak için web sitenizin arkasına bir Web Uygulaması Güvenlik Duvarı da kurabilirsiniz. Dijital bir sertifika alarak web sitenizi de SSL ile şifreleyin.

3. Sosyal Medya

Milyarlarca insan şu anda sosyal medyada, bu da sosyal medyayı şu anda en etkili dijital pazarlama yollarından biri yapıyor. Facebook, YouTube, Instagram, Twitter ve WhatsApp gibi platformlar her yaş grubundan kullanıcıyla dolu. Ancak büyük fırsat büyük bir tehlikeyi beraberinde getiriyor.

Siber korsanlar, sosyal medya hesaplarını hedeflemeyi severler – sadece popüler insanları değil aynı zamanda sıradan kullanıcıları da hedef alırlar. Hesapları ele geçirmek, daha fazla hasara neden olmalarını sağlar. Saldırganlar, kişisel bilgilerinizi çalmanın yanı sıra, hesaplarınızı ele geçirmek ve profilinize saldırgan materyaller göndermek için giriş bilgilerinizi de çalabilir.

Pazarlama ekipleri için tehlike daha büyük, çünkü genellikle aynı sosyal medya hesabına birden fazla üye erişiyor. Giriş bilgilerinizin yayılmasını kontrol etmek için, tüm sosyal medya görevlerinizi yerine getirmek için bir sosyal medya yönetim aracı kullanabilir veya kimlik doğrulama bilgilerinizi korumak için bir parola yöneticisi kullanabilirsiniz.

Ayrıca, pazarlama ekibinizi, özellikle bağlantı içerenler olmak üzere, istenmeyen sosyal medya mesajlarının tehlikeleri hakkında eğitmelisiniz. Siber korsanlar hassas bilgileri paylaşmak için e-posta kullandıkları gibi, sisteminize saldırmak için Facebook ve diğer sosyal medya platformlarını da kullanabilirler.

4. CRM Yazılımı

CRM yazılımı, dijital pazarlamanın ayrılmaz bir parçasıdır, çünkü burası genellikle müşterilerinizden toplanan verileri depoladığınız yerdir. Verileri depolamanın yanı sıra, CRM yazılımı, toplanan verileri analiz etmek ve işletmeniz için bir pazarlama stratejisi hazırlamak için kullanmak için de kullanılır.

Siber korsanların CRM yazılımınıza erişim sağladığını bir düşünün. Bu hassas verilere eriştiklerini ve bunları suç faaliyetleri için kullandıklarını. Bu ihlalden sadece para kaybetmekle kalmayıp, aynı zamanda markanızın itibarını da kaybedebilirsiniz.

CRM yazılımınızı güçlü bir parola ile korumak yeterli değildir. Düşündüğünüz gibi etkili olmayacağından farklı bir yaklaşım benimsemelisiniz. Neden? Çünkü çoğu ihlal içeriden gelir.

CRM yazılımınızdaki verileri korumak için, erişimi yalnızca güvenilir çalışanlarla sınırlayın. Erişimi olanların güvenilir olduğundan emin olun. Müşterilerinizin verilerini yönetme sorumluluğunu atamadan önce personelinize göz atın. Hesabınıza girişleri izlemek için kullanabileceğiniz bir izleme aracınız varsa ideal olacaktır. Son olarak, Kendi Cihazını Getir (BYOD) politikasına izin vermeyin. Çalışanlar yalnızca şirket tarafından tahsis edilen cihazları kullanmalıdır.

Özet

Bugün sağlam bir siber güvenlik stratejisi oluşturmak, her pazarlama stratejisine dahil edilmesi gereken bir konu. Saldırganlar tarafından sıklıkla kullanılan ağ geçitleri olduğundan, yukarıda belirtilen alanlara özel dikkat gösterilmelidir. Bu endişeleri gidererek, nihayet çevrimiçi güvenliğiniz konusunda endişelenmenize gerek kalmadan markanızı tanıtabilirsiniz.

Omreon olarak şirketlerin veri güvenliği konusunda yaşadıkları sıkıntıları biliyor ve çözümlerimizle veri güvenliğini etkin bir şekilde yönetebilmenizi sağlıyoruz. Siber saldırılardan korunmak için ihtiyacınız olan stratejiyi oluşturarak en etkili yöntemlerle savaşmak için uzman ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.

Bu yazı ilginizi çektiyse Covid-19’un Siber Güvenlik Üzerindeki Etkilerine de göz atabilirsiniz.